Biz Kimiz?
Who We Are
LivRE, Haziran 2020 tarihinde Ankara merkezli olarak, Avrupa demiryolu sektöründeki yapısal reformların paralelinde Türkiye’de atılan serbestleşme adımlarının bir sonucu olarak kurulmuştur. Gelişen demiryolu endüstrisinin ihtiyaç duyduğu kompleks teknik uzmanlıkları bir araya getiren, mühendislik ve danışmanlık odaklı bir teknoloji ortağıyız.
LivRE was established in June 2020 in Ankara, as a result of the liberalization steps taken in Turkey in parallel with the structural reforms in the European railway sector. We are a technology partner focused on engineering and consulting, bringing together the complex technical expertise needed by the evolving railway industry.
Teknik mevzuatın dili; o mevzuatı ilgilendiren tüm tarafların anlaması için incelikle işlenmiş, jenerik ve ilk bakışta oldukça karmaşık bir dildir. Ne yazık ki çoğu zaman ilgili tarafların hepsi payına düşeni alsın, gereğini anlasın diye oluşturulan bu metinlerden, aktörlerin hiçbiri kendi üzerine düşen sorumlulukları tam olarak çıkaramaz. Bu nedenledir ki çoğu teknik regülasyon yayımlandıktan sonra, hukuken bağlayıcı olmasa da neyi, kimin, nasıl anlaması ve uygulaması gerektiğini izah eden, çoğu zaman ana metinden çok daha uzun uygulama rehberleri yayımlanır. Bu regülasyonların (direktifler, tüzükler, kararlar vb.) sayısı arttıkça, uygulama rehberleri ve yıllar içerisindeki revizyonlarla beraber, takriben on yıl içerisinde ilgili sektör dokümantasyonu, yasal çerçeve ve mevzuat binlerce sayfayı bulur. Sonuç olarak birçok aktör, bu geniş teknik ve yasal çerçevenin içinde yolunu bulmakta oldukça zorlanır, hatta kaybolur.
The language of technical legislation is a meticulously crafted, generic, and at first glance, highly complex language designed to be understood by all stakeholders it concerns. Unfortunately, from these texts created with the intent that every relevant party claims their share and comprehends their duties, none of the actors can fully deduce their explicit individual responsibilities. It is for this reason that after most technical regulations are enacted, extensive application guidelines are published which, though not legally binding, clarify what should be understood, by whom, and how it should be applied. As the volume of these regulations (directives, regulations, decisions, etc.) multiplies, combined with application guides and subsequent amendments over the years, the sectoral documentation, legal frameworks, and legislation easily swell to thousands of pages within a decade. Consequently, many actors find themselves struggling to navigate, or even entirely lost within, this vast technical and legal labyrinth.
Regüle etmek ve düzenlemek; başta karmaşayı azaltmayı, süreçleri kolaylaştırmayı, tektipleştirmeyi (harmonize etmeyi) ve şeffaflaştırmayı amaçlarken, gelinen noktada aksine birçok uygulamanın bürokratik olarak karmaşıklaştığı, zorlaştığı, ancak sadece sahada netleşebildiği bir yapı karşımıza çıkar. AB’nin 91/440 sayılı direktifiyle 1991 yılında başlayan ve takip eden süreçte çıkarılan dört demiryolu paketi ile tam bir piyasa serbestisini temin eden mevzuat paketleri de yukarıda bahsedilen genel trendden azade değildir.
While regulating and organizing primarily aim to reduce ambiguity, streamline processes, standardize (harmonize), and enhance transparency, what manifests at the current state is paradoxically a structure where operations become bureaucratically complex and challenging and clear up only on the field. The legislative packages initiated in 1991 with the EU Directive 91/440, which secured complete market liberalization through the four successive railway packages, are by no means an exception to this overall trend.
Demiryolu altyapı ve işletmesinin en azından muhasebe düzeyinde ayrılmasını şart koşan 91/440 sayılı direktiften, üye ülkelerin demiryolu altyapılarını hem yük hem yolcu treni operasyonları için diğer ülkelerin işletmecilerine de açmalarının zorunlu hale getirildiği 2016 tarihli 4. Demiryolu Paketi'ne ve takip eden süreçte çıkarılan regülasyonlara uzanan bu yapı; demiryolu sektöründe faaliyet gösteren tren işletmecilerini, altyapı yöneticilerini, sistem üreticilerini ve araç bakımcılarını yasal olarak bir dizi karmaşık teknik çerçeveye uymaya mecbur hale getirmiştir.
This architectural framework spanning from Directive 91/440, which mandated the separation of railway infrastructure and operations at least at on accounting level, to the 4th Railway Package of 2016, which made opening Member States' rail infrastructures to cross-border freight and passenger train operators compulsory has legally bound train operators, infrastructure managers, system manufacturers, and maintenance entities to comply with a highly intricate matrix of technical frameworks.
LivRE’nin Kökleri
The Roots of LivRE
İşte LivRE, tam olarak bu binlerce sayfalık regülatif labirente dönüşen demiryolu ekosisteminde, sektör aktörlerinin yollarını kaybetmeden ilerlemelerini sağlayan stratejik bir kılavuz ve teknik bir ortak olma misyonuyla kurulmuştur. Şirketimizin kurumsal vizyonu; Avrupa demiryolu pazarlarındaki bu serbestleşme adımlarının ve dikey ayrışma (vertical separation) modellerinin, demiryolu emniyet yönetimi ve teknik arayüzler üzerindeki küresel etkilerini en üst düzeyde analiz eden köklü bir akademik ve profesyonel birikime dayanmaktadır.
It is precisely within this railway ecosystem, which has transformed into a multi-thousand-page regulatory labyrinth, that LivRE was founded with the mission to serve as a strategic guide and a high-tier technical partner, ensuring sector actors proceed without losing their way. The bedrock of our corporate vision is anchored in deep academic and professional roots that rigorously analyze the global impacts of these liberalization phases and vertical separation models on railway safety management and technical interfaces.
Demiryolu piyasası serbestleştikçe ve aktör sayısı arttıkça, artık eski bütünleşik demiryolu firmalarında olduğu gibi emniyet ve teknik uygunluk tek bir otoritenin tekelinde veya sorumluluğunda değildir. Yeni yapıda emniyet, demiryolu sisteminde yer alan tüm aktörlerin ortak ve bölünmez bir sorumluluğuna dönüşmüştür. Dolayısıyla, birden fazla işletmenin aynı altyapıyı ortaklaşa kullanması ve ülkelerarası kesintisiz işletmecilik gereksinimleri, demiryolu emniyetini ve karşılıklı teknik uyumluluğu (karşılıklı işletilebilirliği) her zamankinden daha kritik hale getirmiştir.
As the railway market liberalizes and the number of operational actors multiplies, safety and technical conformity are no longer within the monopoly or sole responsibility of integrated legacy railway undertakings. In this new ecosystem, safety has evolved into a shared, indivisible responsibility distributed among all participating actors. Consequently, cross-border operations and the shared utilization of the same infrastructure by multiple operators have rendered railway safety and mutual technical compatibility (interoperability) more critical than ever before.
Bu bağlamda Avrupa Birliği Demiryolu Ajansı (ERA), yeni serbest piyasa mimarisini ve arayüz risklerini yönetmek adına tüm yasal çerçeveyi iki ana kolda şekillendirmiştir: Emniyet (Safety) ve Karşılıklı İşletilebilirlik (Interoperability). Türkiye’de de belli ölçülerde uygulanmakta olan bu iki temel sütun, bizim için sadece yasal birer zorunluluk veya statik kontrol listesi değildir; nitekim LivRE’nin sunduğu sarsılmaz "Demiryolu Uzmanlığı" ve geniş hizmet portföyündeki tüm faaliyetler doğrudan bu iki ana temel üzerine inşa edilmiştir.
In this context, the European Union Agency for Railways (ERA) has structured the entire legal framework into two primary pillars to manage this new open-market architecture and its corresponding interface risks: Safety and Interoperability. These two fundamental pillars, which are also implemented to a certain extent in Turkey, are far from being just static checklists or legal obligations for us; indeed, the uncompromised "Railway Expertise" delivered by LivRE and the entirety of the activities within our extensive service portfolio are engineered directly upon these two foundational disciplines.
LivRE, emniyet değerlendirme ve teknik uygunluk süreçlerinin tamamında, projenin ilk gününden onay aşamasına kadar süreci omuzlayan uçtan uca bir mühendislik ve entegrasyon merkezidir. Sürecin gerektirdiği stratejik planlamayı, yasal ve teknik dokümantasyonun hazırlanmasını, gerekli testlerin belirlenerek yönetimini ve onay sürecindeki tüm teknik ve bürokratik işlemlerin takibini kendi uzmanlığı ve kurumsal gücüyle eksiksiz yürütürken; ulusal ve uluslararası geniş ekosistemi sayesinde müşterilerinin ihtiyaç duyduğu tüm resmi belgelendirme ve onayları tek bir merkezden yönetir. Sunduğumuz çözümlerle, ERA'nın bu iki ana kol altındaki devasa regülasyon yığınını sadece aşılması gereken bürokratik bir hedef olarak görmüyor; bu süreci müşteri odaklı, uygulanabilir ve maliyet-etkin saha uygulamalarına dönüştüren aktif destek mekanizmasını kurguluyoruz.
Throughout the entirety of safety assessment and technical conformity procedures, LivRE operates as an end-to-end engineering and integration center, mastering the process from day one through to the final authorization phase. While flawlessly executing the strategic planning, compilation of statutory and technical documentation, identification and management of required testing, and the complete handling of all technical and bureaucratic procedures within the approval cycle through its own institutional expertise, LivRE centrally governs all formal certification and approval channels needed by its clients through its expansive domestic and international professional ecosystem. Through the solutions we deliver, we do not view the massive regulatory stack dictated under ERA’s two primary pillars merely as a bureaucratic hurdle to clear; rather, we build the active support architecture that translates this process into client-oriented, viable, and cost-effective field realities.
Neden LivRE?
Why LivRE?
Piyasa serbestleşmesinin getirdiği organizasyonel sınırları ve operasyonel arayüz risklerini yönetmek zorunda olan demiryolu işletmecilerine, altyapı otoritelerine ve üreticilere, kendilerini resmi kuralların içinde yalnız bırakmayan derin bir teknik yol arkadaşlığı vaat ediyoruz. Sektördeki aktörlerin bizi tercih etmesindeki en temel sebep; ulusal ve uluslararası onay otoritelerinin merkezinde birikmiş köklü tecrübemiz sayesinde, nihai onay kapısına gidilen yolda tüm teknik hazırlığı ve mühendislik altyapısını kusursuz şekilde yönetiyor oluşumuzdur. Karmaşık regülasyon yığınlarını projenizin önünde birer engel olmaktan çıkarıyor; yasal uyumluluk rehberliğimizle onay ve tescil süreçlerinizi hızlandırarak sistemlerinizin güvenle rayda kalmasını sağlıyoruz. LivRE, teknik mevzuatın getirdiği tüm yasal yükümlülükleri, işletmeniz için nihai hedefe ulaştıran şeffaf, güvenli ve yönetilebilir birer avantaja dönüştürür.
To train operators, infrastructure managers, and manufacturers who must govern the organizational boundaries and operational interface risks brought by market unbundling, we promise a profound technical companionship that never leaves them isolated within the confines of official mandates. The most fundamental reason why industry leaders select LivRE is our ability to flawlessly execute all technical preparation and engineering infrastructure on the path leading to the final approval gate, backed by our profound experience forged at the very core of national and international approval authorities. We dismantle complex regulatory barriers from being obstacles in front of your projects; through our legal compliance stewardship, we accelerate your approval and registration cycles, ensuring your assets remain safely on track. LivRE transforms all statutory liabilities imposed by technical legislation into transparent, secure, and manageable corporate advantages that drive your enterprise toward its ultimate destination.